Orhan Kural Hocanın Ardından…

Orhan Kural Hoca’nın Ardından

Şehit Binbaşı Bedir Karabıyık Lisesi’nde 2002 yılı Kasım ayında bir öğle tatiliydi.  Okul müdürü  Behçet Söğüt (merhum-2018 yılı kasım ayında vefat etti) nöbetçi öğrencinden haber göndermiş birkaç öğretmen arkadaş ile birlikte yanına gittik. Müdür odasında ayak üstü görüştük. Öğleden sonraki ilk ders saatinde çevre konulu bir konferans için öğrencilerimizi okul kantinine indirmemizi rica etti. Yeni okul, konferans salonu yok. Kantin çok amaçlı salon gibi kullanılmaktaydı. Masaları bir kenara çektik, sandalyeler konferans nizamında dizildi. Sınıf yoklamalarımızı alarak konferansa katılmak için kantine indik. 

Prof. Dr. Orhan KURAL

Kasım ayına rağmen güneşli, ılık, güzel bir hava vardı. Bu havada öğrencileri içeride konferansa motive etmek zordu. Beklenen misafir de gelmişti. Müdür bey ile birlikte kantinin ön kapısından girdiler. Konuşmacı konferans için hazırlanan kürsüye doğru yerini aldı. Müdür bey misafirimizi öğrencilere takdim etmeye başladı. Aslında takdim nezaket gereğiydi sadece… Sahnede yerini alan ak saçlı, mütebbessim, enerji dolu hocayı herkes tanıyordu. Medyada çevre konusundaki demeç ve eylemlerinden dolayı tanımayan yoktu Orhan Kural hocayı…


Orhan hoca, Kürsüyü pek kullanmadan birkaç dakika içinde öğrencilerle güçlü bir bağ kurmuş kah soru cevaplarla kah esprilerle kah anılarıyla konudan konuya geçmesine rağmen bütünün ahengini bozmayan dolu dolu bir söyleşi yapmıştı. Gençler Orhan hocayı çok sevdiler, hatta tekrar başka bir program yapma sözü de aldılar. Orhan hocanın çiçek, çelenk vs. konulardaki hassasiyeti bilindiğinden adına okul bahçesine fidan dikildiği ifade edilince çok mutlu oldu.

Program bitiminde tekrar müdür beyin odasına geçildi. Orhan hoca, programa dair izlenimleri intibaları yoklayan birkaç soru yöneltti. Hazır bulunanlar olumlu dönütler verdiler. Bana en çok hangi bölümün etkili olduğu sorulduğunda; Orhan hocanın dedesi Fethi Akgün’ün (Sarıkamış Gazisi) nasıl gazi olduğuna ve gazi olduktan sonra nişanlısı ile yaşadıklarına dair anının en etkili bölüm olduğuna dair kanaatimi bildirdim. Müdür bey de durumu teyit eden anlamlı birkaç söz söyledi. Okulumuza adı verilen Binbaşı Bedir Karabıyık’ın Sarıkamış şehidi olduğu kendisine aktarıldığında Orhan hoca duygulandı. 

Söyleşi sonrası müdür beyin odasındaki koyu sohbetten sonra veda anı geldi. Hocamızın eşyaları ile birlikte dışarıya çıkarken hocanın dikkatini “Sarıkamış Gazi ve Şehitleri”ni anmak için hazırlanan pano çekti. Panoyu dikkatlice inceledikten sonra hocanın derin düşüncelere daldığını gördüm. Hassasiyet gösterenlere teşekkür etti.

Bahçede aracına kadar refakat ettim. Beyaz renkli yerli bir araç, bagajını açtı eşyalarını yerleştirdik. Bagajdan bir kitap çıkardı. “Bu Kitap Başka – Anılar” kitabıydı. Ayak üstü şahsıma özel çok kıymetli öğüt ve tavsiyelerini paylaştı. Hocanın, vatan, millet, devlet, dürüstlük, şehitler ve gaziler hakkındaki hassasiyetine ilk defa bu kadar yakından tanık oldum. Medyanın tanıttığı Orhan hoca’dan farklı mütevazi, içten, vatansever bir insan ile tanışmış oldum. Bagajdan çıkardığı kitabı kırmızı mürekkepli kalemle “Değerli Erol Hocama sevgi ve başarı dileklerimle O. Kural” notunu düşerek imzaladı.

Hayatımdan hiç ummadığım bir anda tanıştığım, birkaç saatliğine yakından istifade ettiğim güzel insan meğer en sevdiklerinden birini kitabını hediye ederek vedalaşmış. Üzerinde iz bıraktığın tüm insanların hayır duası üzerine olsun. Orhan Kural hocamıza ve tanışmamıza vesile olan Behçet Söğüt hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanınız cennet olsun, güzel insanlar…

24.12.2020 Beylikdüzü