www.erolkomur.com

etarih

Zeka ve Yetenek Tedkikleri

BİR ASIR ÖNCE ZEKA VE YETENEKLERİN İZİNDE

Özel eğitim, özel ve üstün yeteneklilerinin eğitimi, Türk Eğitim Tarihi, Türk Eğitim Sistemine dair yapılan çalışma ve üretilen yazınlarda Türkiye’de 1900-1950 arası dönem zeka, yetenek, kabiliyet testleri ile bunlara dair tarama ve tanılama faaliyetlerine dair yeterince değinilmediği görülmektedir. Bazı akademik çalışmalarda kronolojik sıralamada bu dönem adeta fetret devri gibi tanımlanmamış, açıklanmamış, aydınlatılmamış bir ara dönem gibi durmaktadır. Çalışmamızda bu dönemi aydınlatacak verilerin önemli ve çarpıcı detaylarından bir kısmına yer verdik. Elde edilen bulgular Türkiye’de zeka testlerinin, farklı türde yeteneklerin tanılanması için ciddi bir akademik birikim bulunduğunu, eğitim camiasının bu konularda bilinçlendirilmesi ve iyi bir uygulayıcı olarak yetiştirilmesi için eğitimler, seminerler, konferanslar düzenlendiği yurt sathında uygulayıcılar yetiştirildiği açıkça görülmektedir. Dünya genelinde alanla ilgili yapılan çalışmaların takip edildiği sahada uygulama yapacak eğitimcilerin gelişmelerden aynı anda yararlanabilmesi için dönemin önde gelen akademik personele,  entelektüel isimlere çeviri çalışmaları yaptırıldığı ve tüm üretimlerin Maarif Nezareti Cumhuriyet döneminde Maarif Vekaletince basım ve yayımının yapıldığı anlaşılmaktadır. Çalışmalara katkı sağlayanların devlet tarafından en üst düzeyde ödüllendirilmesi, eser üretimine değer verilmesi ve teşvik edilmesi, dönemin önde gelen siyasilerince araştırmacıların teşvik edilmesi ve başarılı öğrencilerin dünyanın önde gelen üniversitelerinde eğitimlerinin devlet imkanlarınca desteklenmesi; memleketin en ücra köşelerinde farklı bakanlıklarca ortak gayeler için tanılama çalışmalarının yürütülmesi ve tanılanan çocuklarının, hatta bebeklerin “taht-ı himayeye” yani koruma altına alınarak eğitimlerinin devlet tarafından sağlanması, bu şekilde eğitim desteği verilen bireylerin devlet birimlerinde istihdam edilmesi ve başbakanlık makamına kadar yükselmesi;  bu konuda bir devlet politikasının bulunduğuna ve bu politikanın hükümet değişikliklerinden hatta Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinden olumsuz anlamda etkilenmediğini; bilakis bu politikanın sahiplenilerek geliştirildiğini ortaya koymaktadır.

Devamını Oku

OSMANLI DEVLETİ ENDERUN MEKTEBİN’DE EĞİTİM SİSTEMİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNE ETKİLERİ

ENDERUN MEKTEBİ’NDE EĞİTİM SİSTEMİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNE ETKİLERİ

(Kitaba erişim bağlantısı için tıklayınız…)


Her yolcu seyahat sürer giderken geride çizgiler bırakıyor. Kalın, ince; renkli, renksiz; parlak, mat; silik, derin; anlamlı, anlamsız; düz, eğri; birbirine karışmış çizgiler… Bazı çizgiler rüzgarla kol kola girip çizildiği mekanı yalnızlığı ile baş başa bırakırken; bazı çizgiler diğer çizgilerin cazibesinde kaybolup gidiyor… Bazı çizgiler de zamanın tüm acımasızlığına, entrikalarına, iltifatlarına; diğer çizgilerin baştan çıkarıcılığına, izden çıkarıcı tekliflerine rağmen çizenine sadık kalarak zamana meydan okuyor…
Bir garip zaman yolcusu da elinde zaman yakalama makinesine büründürdüğü kalemi ile silinmeye yüz tutmuş izleri belirginleştirmeye çalışıyor. Kimi vakanüvis, kimi müverrih diyor; bizim zamandakiler ise tarihçi diyorlar. Ellerinde kalemi bir ömür boyu geçmiş zaman çizgileri ile raks edip duruyorlar. Kimi zaman hiç çizilmemiş çizgiler çekiyorlar geçmiş zaman perdesine; kimi zaman, olan çizgileri olduğundan daha güzel parlatıyorlar… Kimi zaman, kalemlerinin kifayetsizliğinden midir? yoksa parmaklarının ihanetinden midir? bilinmez, çizdikleri çizgiler asıllarının üzerinde sırtarıyor… Kimileri de çizgilerin aynen aksettirilemeyeceğini bildiğinden midir? nedir? Kalemi eline alma zahmetine bile katlanmıyor…
Zaman yükündekilerini savurup giderken tüm anlayışlar, çizgiler, sınırlar, renkler değişiyor. İnsanın, toplumun, kurumların hatta devletlerin bu değişime direnmesi mümkün değil. Değişime ayak uyduranlar ayakta kalmayı başarırken; yüz çevirenler, görmezden gelmeye yeltenenler, direndiğini zannedenler de değişmeye devam ediyor. Eğitim sistemleri ve kurumları da ana unsuru insan olmasından ötürü değişime en çok uğrayanlardan… Değişime direnme ahmaklığını sahneden çekilerek ödeyen, değişimi yakalamaya çalıştığı sürece ne yaptığını bilmeyen ve değişim anaforunun içinde savrulup giden; değişimin öncüsü olduğu sürece ayakta kalmayı başaran eğitim kurumları… Enderun’da öncü olduğu dönemde; sistemi, öğrencileri, eğitimcileri, çıkmaları ile içinde yaşadığı devre yön veren zirve kurumlardan birisi… Bıraktığı boşluğu doldurma gayretleri asırları aşıyor…

Devamını Oku

ENDERUN MEKTEBİ TALİMATI adlı kitabımız yayınlandı.

Enderun-u Humayun Mektebi Alisine Mahsus Talimattır

(Kitaba erişim bağlantısı için tıklayınız…)

Enderun Mektebi Talimatı orijinal adıyla Enderun-u Humayun Mekteb-i Alisine Mahsus Talimat Enderun Mektebi hakkında yaptığım araştırmalar sırasında arşiv taramasında karşılaştığım en ilginç dökümanlardan biridir.

Enderun Mektebi Talimatı

Enderun Mektebi, Osmanlı Devleti ve Türk Eğitim tarihimizin en nadide kurumlarından biridir. Medeniyetimize özgü yapısı, işleyişi ve çıkmaları ile asırlarca Devlet-i Aliyeye hizmet ederek kendi yaşadığı devrin zirvesi olmuş hem de içinde yaşadığı sistemi zirvede tutmayı başarmıştır.

Başarıları, göz kamaştırıcı yaşamı kadar; beş asrın sonunda sistem dışı kalması, devlet ile birlikte inkıraza giden süreçten silkinip kurtulamaması ve günümüze yansıyan yönleri ile araştırmacılar için hala zengin bir alandır.

Enderun Mektebi’ni ilginç kılan en önemli özelliklerinden birisi değerinin kendi devrinde de anlaşılmış olmasıdır. Değerinin anlaşılması olgusu sadece mensuplarına yani Enderunlulara dair bir olgu değildir. Enderun zirve olduğu dönemde devletlerarası ilgi görmüş Dünyanın dört bir yanından farklı devlet adamlarının, seyyahların, yazarların ve araştırmacıların odağında bir kurumdur. Günümüzde bu ilgili hala devam etmektedir.

Devamını Oku