www.erolkomur.com

yetenek

Zeka Tanılamaları ve Yetenek Tanılamalarında İki Farklı Yaklaşım: Test Usulü – Süreç Gözlemi Usulü

Zeka Tanılamaları ve Yetenek Tanılamalarında İki Farklı Yaklaşım: Test Usulü – Süreç Gözlemi Usulü

İki ünlü Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi Uzmanı Ali Haydar Taner ve İbrahim Alaeddin Gövsa’nın Tartışması…

Ali Haydar Taner
Ali Haydar TANER
İbrahim Alaeddin GÖVSA

20. yüzyılın başında zeka ve yetenek tanılamalarına dair çalışmalar uluslararası popülerliğe kavuştuğunda Türk eğitimciler de bu konulara eş zamanlı ilgi duymuşlar ve bu alana dair yaptıkları çeviriler, ürettikleri teori ve uygulamalar, eleştiriler ile konunun Türk eğitim sistemine intibakına öncülük etmişlerdir. Yetenek ve zeka araştırmalarına dair dönemin öncü isimlerinden Ali Haydar Bey ile İbrahim Alaeddin Bey’lerin beslendikleri iki farklı akımın etkisini taşıdıkları ve bu etkiye bağlı olarak ilginç bir tartışmaya girdikleri görülmektedir. Öğrenci tanılama çalışmalarına dair Alman Jena Üniversitesi’ne psikoloji (ruhiyat) ihtisası yapan Ali Haydar Bey uzun vadeli süreç gözlemine dayanan öğrenci ürün dosyası (portfolyo) üzerinden  tanılama usulünü; İsviçrede pedagoji eğitim alan İbrahim Alaeddin Bey ise Türkçe’ye Fransızcadan çevirisini yaptığı zeka testi (Alfred Bineth Testi) ile tanılama usulünü savunmaktadır.

Devamını Oku

Zeka Araştırmaları

Zeka Araştırmaları

Ali Haydar Taner, Darülfünun-1925.

Avrupa ve Amerika ruhiyatçılarının ve terbiyecilerinin ihtibari tarikde yavrularını, son rabi asr zarfında en ziyade zekanın tedkik ve tahlili meselesi işgal etmektedir. Bununla beraber alimler, zekanın umumi tarifini yapmak hususunda henüz ittifak edememişlerdir. Fakat bu tarifin henüz yapılmamış olması zeka hakkında tedkikat icrasına mani değildir. Netekim elektrik ve mıknatıs gibi tabii kuvvetlerin de henüz mahiyeti malum olmadığı halde bunların tezahürleri ve hadiseleri tedkik edilebilmektedir. Zeka sahasında ihtibari ve tecrübi tetkiklere devam edilecek olursa, bu sayede zekanın mahiyetinin daha büyük bir vuzuhla tayin edeceği ümid edilmektedir.

Devamını Oku

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Zeka ve Yetenek Tanılama Rehberi

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Zeka ve Yetenek Tanılama Rehberi 

Değerli Okuyucu;

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Zeka ve Yetenek Tanılama Rehberi adıyla yayına hazırlanan bu kitap iki ayrı çalışmanın bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. I. Çalışma (TEDKİKAT-I RUHİYE REHBERİ) Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından Darülfünun Tecrübi Ruhiyat (Uygulamalı Psikoloji) hocalarından ve geleceğin Talim Terbiye Kurulu üyesi Ali Haydar Bey’e hazırlatılarak 1924’te Maarif Vekaleti’nce ortaokul ve lise öğretmenlerinin öğrenci tanılamada kullanılmak üzere yayınlanmış bakanlığın resmi yayınıdır.

Kitaba erişim için tıklayınız…

II. Çalışma (TALEBE SİCİL DEFTERİ), yine Ali Haydar Bey tarafından hazırlanmış ve  1920 yılında Darülfünun Mektep Müzesi Müdürlüğü’nce yayınlanmıştır. Talebe Sicil Defteri, eğitim-öğretim süreçlerinde gözlemlere, somut ürün, eser, icad ve performansa dayalı olarak öğrencilerin yetenek, zeka, istidat, kabiliyet, temayül ve karakterlerine dair bulguların kaydedildiği öğrenci dosyasıdır. Dosya içeriğinde mevcut tabloların nasıl doldurulmasına gerektiğine dair Ali Haydar Bey’in açıklamaları da yer almaktadır. Çalışma 1920’de hazırlanmasına rağmen 1923 sonrasında Maarif Vekaletine bağlı tüm devlet lise ve ortaokullarında kullanılmaya devam etmiştir. Tedkikat-ı Ruhiye Rehberi; öğrencilerin yeteneklerini, zeka derecelerini, istidatlarını, kabiliyetlerini, özel yeteneklerini, yaratıcılıklarını, sanatsal eğilimlerini, ahlak ve karakterlerini tanımlamada; kuramsal ve teorik bilgiler ile birlikte tanılama uygulamalarının nasıl yapılacağına dair pratik bilgi ve yönlendirmeler içeren bir rehber kitaptır. 1924 yılından itibaren her iki belge ortaokul ve liselerde sınıf öğretmenlerince kullanılmaya başlanmıştır. Tedkikat-ı Ruhiye Rehberi’nin 1924 sonrasında herhangi bir baskısına rastlanılmamakla birlikte; Talebe Sicil Defteri, içerikte ve isimdeki bazı değişiklikler ile birlikte 90’lı yıllara kadar kullanımda kalmıştır. Ali Haydar TANER’in yayınladığı eserler arasında pek dikkat çekmeyen bu iki çalışma aslında pratikte Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokul ve liselerde en uzun ömürlü ve en yaygın kullanıma sahip çalışmalar arasında yer almaktadır.

Devamını Oku

OSMANLI DEVLETİ ENDERUN MEKTEBİN’DE EĞİTİM SİSTEMİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNE ETKİLERİ

ENDERUN MEKTEBİ’NDE EĞİTİM SİSTEMİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNE ETKİLERİ

(Kitaba erişim bağlantısı için tıklayınız…)


Her yolcu seyahat sürer giderken geride çizgiler bırakıyor. Kalın, ince; renkli, renksiz; parlak, mat; silik, derin; anlamlı, anlamsız; düz, eğri; birbirine karışmış çizgiler… Bazı çizgiler rüzgarla kol kola girip çizildiği mekanı yalnızlığı ile baş başa bırakırken; bazı çizgiler diğer çizgilerin cazibesinde kaybolup gidiyor… Bazı çizgiler de zamanın tüm acımasızlığına, entrikalarına, iltifatlarına; diğer çizgilerin baştan çıkarıcılığına, izden çıkarıcı tekliflerine rağmen çizenine sadık kalarak zamana meydan okuyor…
Bir garip zaman yolcusu da elinde zaman yakalama makinesine büründürdüğü kalemi ile silinmeye yüz tutmuş izleri belirginleştirmeye çalışıyor. Kimi vakanüvis, kimi müverrih diyor; bizim zamandakiler ise tarihçi diyorlar. Ellerinde kalemi bir ömür boyu geçmiş zaman çizgileri ile raks edip duruyorlar. Kimi zaman hiç çizilmemiş çizgiler çekiyorlar geçmiş zaman perdesine; kimi zaman, olan çizgileri olduğundan daha güzel parlatıyorlar… Kimi zaman, kalemlerinin kifayetsizliğinden midir? yoksa parmaklarının ihanetinden midir? bilinmez, çizdikleri çizgiler asıllarının üzerinde sırtarıyor… Kimileri de çizgilerin aynen aksettirilemeyeceğini bildiğinden midir? nedir? Kalemi eline alma zahmetine bile katlanmıyor…
Zaman yükündekilerini savurup giderken tüm anlayışlar, çizgiler, sınırlar, renkler değişiyor. İnsanın, toplumun, kurumların hatta devletlerin bu değişime direnmesi mümkün değil. Değişime ayak uyduranlar ayakta kalmayı başarırken; yüz çevirenler, görmezden gelmeye yeltenenler, direndiğini zannedenler de değişmeye devam ediyor. Eğitim sistemleri ve kurumları da ana unsuru insan olmasından ötürü değişime en çok uğrayanlardan… Değişime direnme ahmaklığını sahneden çekilerek ödeyen, değişimi yakalamaya çalıştığı sürece ne yaptığını bilmeyen ve değişim anaforunun içinde savrulup giden; değişimin öncüsü olduğu sürece ayakta kalmayı başaran eğitim kurumları… Enderun’da öncü olduğu dönemde; sistemi, öğrencileri, eğitimcileri, çıkmaları ile içinde yaşadığı devre yön veren zirve kurumlardan birisi… Bıraktığı boşluğu doldurma gayretleri asırları aşıyor…

Devamını Oku

ENDERUN MEKTEBİ TALİMATI adlı kitabımız yayınlandı.

Enderun-u Humayun Mektebi Alisine Mahsus Talimattır

(Kitaba erişim bağlantısı için tıklayınız…)

Enderun Mektebi Talimatı orijinal adıyla Enderun-u Humayun Mekteb-i Alisine Mahsus Talimat Enderun Mektebi hakkında yaptığım araştırmalar sırasında arşiv taramasında karşılaştığım en ilginç dökümanlardan biridir.

Enderun Mektebi Talimatı

Enderun Mektebi, Osmanlı Devleti ve Türk Eğitim tarihimizin en nadide kurumlarından biridir. Medeniyetimize özgü yapısı, işleyişi ve çıkmaları ile asırlarca Devlet-i Aliyeye hizmet ederek kendi yaşadığı devrin zirvesi olmuş hem de içinde yaşadığı sistemi zirvede tutmayı başarmıştır.

Başarıları, göz kamaştırıcı yaşamı kadar; beş asrın sonunda sistem dışı kalması, devlet ile birlikte inkıraza giden süreçten silkinip kurtulamaması ve günümüze yansıyan yönleri ile araştırmacılar için hala zengin bir alandır.

Enderun Mektebi’ni ilginç kılan en önemli özelliklerinden birisi değerinin kendi devrinde de anlaşılmış olmasıdır. Değerinin anlaşılması olgusu sadece mensuplarına yani Enderunlulara dair bir olgu değildir. Enderun zirve olduğu dönemde devletlerarası ilgi görmüş Dünyanın dört bir yanından farklı devlet adamlarının, seyyahların, yazarların ve araştırmacıların odağında bir kurumdur. Günümüzde bu ilgili hala devam etmektedir.

Devamını Oku

20. Yüzyılın İlk Yarısında Zeka ve Yetenek Tanılama Çalışmaları

Bildiri Tam Metni için tıklayınız…

İnsanoğlu bilinen en eski dönemlerden bu yana ölçmeyi kullanır. Ölçüm amacına göre ölçütler ve ölçüm birimleri farklılaşır. Kültürlerarası etkileşim ölçme araçlarının yaygınlaşmasında, gelişiminde ve standartlaşmasında katkılar sunmaktadır. İnsanoğlunun kurduğu ilk toplumsal ve siyasal organizasyonlar uygun işlere uygun kişilerin istihdamı sorununu çözmek için yeterlik testlerini icada ve geliştirmeye zorlamıştır. Zeka, yetenek, kabiliyet, istidat, muhakeme, dikkat, idrak, sabır, bedii yeterlikler, ruhi ve fiziki mukavemet, bedensel yeterlikler vb. özelliklerin ölçümü ve değerlendirmesi çalışmaları bilinen tarihin en eski devirlerine kadar uzanır. Zihinsel yeterliklerin tanılanması için üretilen ilk test örneklerine 19. yüzyılın ikinci yarısında rastlanır. 20. Yüzyılın başında bu testler standartlaşma eğilimi kazanmış ve dünya genelinde yaygınlaşmıştır. Bu kadar kısa sürede kabul görmesinde ve yaygınlaşmasında iki büyük uluslararası yıkım –dünya savaşları- etkili olmuştur. Dünya savaşları çok geniş kadroların amaca uygun şekilde seçimi, örgütlenmesi, eğitilmesi ve amaca uygun istihdam edilmesi için yeterlik testlerine olan ihtiyacı en üst düzeye taşımıştır.

Devamını Oku