www.erolkomur.com

Özel Yetenekliler

Bu kategoride Erol KÖMÜR’ün Özel Yeteneklilere dair yazıları yayımlanmaktadır.

EĞİTİM PSİKOLOJİSİ LABORATUVARI – Tecrübi Ruhiyat Laboratuvarı

EĞİTİM PSİKOLOJİSİ LABORATUVARI – Tecrübi Ruhiyat Laboratuvarı

Mustafa Rahmi Balaban – 1923

Bu çalışmaya neden ihtiyaç duyuldu?

Eğitim Psikolojisi Laboratuvarı adıyla okuyucuların istifadesine sunduğumuz eser; Türk Eğitim Tarihinde “özel yetenekliler/üstün zekalılar” eğitimine dair araştırmaların bir parçası olarak ortaya konuldu. Başlangıçta Enderun Mektebi’nin üstün yeteneklilerin eğitimine dair bıraktığı boşluğun nasıl doldurulduğuna dair yaptığımız araştırmalarda Tanzimat ve Osmanlının son dönemine eğilmişken; Maarif Nezaretinin bu alanda sürdürdüğü çalışmaların Maarif Vekaleti tarafından da sürdürüldüğünü tanıklık ettik. I. Dünya Savaşı’nın sarsıcı etkisi; Cumhuriyetin kuruluşundaki yokluklara rağmen alana dair çalışmaların zindeliğini kaybetmeden Dünya’daki gelişmelerin yakından takip edilerek ülkemizde de geliştirilerek devam ettirilmesi bizi bu çalışmanın detaylarının yayınlanması ve yayımlanmasına yöneltti.

1924 yılında henüz Cumhuriyet’in ilk yılında “Terbiyevi Ruhiyat Laboratuvarı” adlı Mustafa Rahmi Bey (Balaban) tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yayımlanan eser yeni hükümetin Eğitim Politikaları ve özelinde “özel yetenekliler / üstün zekalılar” ın tanılanmasına, eğitimine yönelik politikalar hakkında önemli ipuçları vermektedir. Türkiye’de yetenek tanılamalarına, üstün zekalıların eğitimine dair çalışmaların hükümet-devlet politikası olup olmadığına dair önemli belgelerden biridir aynı zamanda.

Çalışmaya ilk başladığımda “Terbiyevi Ruhiyat Laboratuvarı” adlı eserin transkripti ile yetinmek düşüncesinde iken transkript ilerledikçe çalışmanın içeriğine dair bir takım eklemelerin gerekli olacağı fikri ağır bastı. Bahsi geçen eserin öneminin Mustafa Rahmi beyin ruhiyat (psikoloji) alanında yaptığı çalışmaları, eğitimci olarak görev yaptığı kurumlardaki rolü ile birlikte düşünüldüğünde konuya daha derinlemesine intibak edileceği kanaati oluştu. Bunun için bu çalışmada Mustafa Rahmi beyin biyografisine yer verildi. Ayrıca, dönemin hükümet politikaları ile henüz Cumhuriyet ilan edilmeden önce yine Mustafa Rahmi bey tarafından kaleme alınan ve yine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yayımlanan Gazi Paşa Hazretlerinin Maarif Umdesi Asri Terbiye ve Maarif adlı eserin konuyla ilgili bölümlerine burada genişçe yer verildi. Bu iki eser I. T.B.M.M hükümeti tarafından başlatılan ve daha sonra Cumhuriyet hükümetlerince devam ettirilen özel yetenekliler alanına dair dönemde üretilen eğitim hizmetlerine dair önemli veriler barındırmaktadır. Eser, adeta ilk T.B.M.M. hükümetinin eğitim politikasının ana unsurlarını açıklamakta, yetenek ve zeka konularına özel önem atfetmektedir. Adından da anlaşılacağı üzere eserin hazırlanmasında I. T.B.M.M. Başkanı ve Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün etkisi açıkça görülmektedir.

Mustafa Rahmi beyin eğitim psikolojisine yaptığı çalışmalar dönemin diğer eğitim öncülerinin çalışmaları ve Cumhuriyet hükümetlerinin eğitim politikaları birlikte değerlendirildiğinde özel yetenekliler ile üstün zekalıların eğitimine dair üretilen hizmetler daha sağlıklı değerlendirilebilecektir.

Terbiyevi Ruhiyat Laboratuvarı adlı eser; okul dönemi öğrencilerin beden, duyu organları, hafıza, psikoloji, zeka tetkiklerinin nasıl yapılacağına dair dönemin yaygın kullanılan örnekleri, örneklerin uygulanmasına dair detayları ve bunlarla ilgili tutulacak cetvelleri içeren; testlerde kullanılacak alet ve materyalin nasıl kullanılacağına dair açıklamaların yer aldığı bir klavuz kitaptır. Dönemin öğretmenleri için hazırlanan eser hangi okul düzeyine yönelik olduğu belirtilmemişse de; içerdiği test ve cetvellerin detayı okul öncesi, temel eğitim, ortaöğretim çağına dair içerikler barındırmaktadır.Terbiyevi Ruhiyat Laboratuvarı fikri yakın gelecekte araştırma ve eğitim maksadıyla üniversitelerde ve farklı kurumlarda açılacak psikoloji laboratuvarlarının da habercisi niteliğindedir.

Eserde, Terbiyevi Ruhiyat Laboratuvarı adlı kitabın transkriptine, eserin Osmanlıca tam metnine yer verilmiş araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Eserde kullanılan dilin yayınlandığı döneme göre çok sade ve terimlerde tutarlılık arz etmesinden dolayı ayrıca günümüz Türkçesine uyarlanmasına gidilmemiş orijinal dil muhafaza edilmiştir.

Kitap kapağı ve görseli Derin KÖMÜR tarafından eserdeki anlatılardan yola çıkılarak kurgulanmış ve tasarlanmıştır. Katkıları için müteşekkirim. Meşakkatli çalışmalar sırasında öneri ve desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen eşim İstek Aksak KÖMÜR’ün bu esere manevi katkısı büyüktür.

Özel yeteneklilerin tanılanması ve eğitimine dair yazdığı, geliştirdiği, yürüttüğü projeleri ile yurt sathında kurumlarımızın ve eğitimci meslektaşlarımızın gelişimine önemli katkı sunan; bu alana dair yapılan çalışmaların literatüre kazandırılmasında da aynı hassasiyeti gösteren Dr. Derya GÖKSU’ya ayrıca teşekkür etmek isterim.

Eserle ilgili eleştiriler, katkılar ve güncellemelerde yer alması talep edilen konular için erolkomur@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

İstanbul 2022

Zeka Tanılamaları ve Yetenek Tanılamalarında İki Farklı Yaklaşım: Test Usulü – Süreç Gözlemi Usulü

Zeka Tanılamaları ve Yetenek Tanılamalarında İki Farklı Yaklaşım: Test Usulü – Süreç Gözlemi Usulü

İki ünlü Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi Uzmanı Ali Haydar Taner ve İbrahim Alaeddin Gövsa’nın Tartışması…

Ali Haydar Taner
Ali Haydar TANER
İbrahim Alaeddin GÖVSA

20. yüzyılın başında zeka ve yetenek tanılamalarına dair çalışmalar uluslararası popülerliğe kavuştuğunda Türk eğitimciler de bu konulara eş zamanlı ilgi duymuşlar ve bu alana dair yaptıkları çeviriler, ürettikleri teori ve uygulamalar, eleştiriler ile konunun Türk eğitim sistemine intibakına öncülük etmişlerdir. Yetenek ve zeka araştırmalarına dair dönemin öncü isimlerinden Ali Haydar Bey ile İbrahim Alaeddin Bey’lerin beslendikleri iki farklı akımın etkisini taşıdıkları ve bu etkiye bağlı olarak ilginç bir tartışmaya girdikleri görülmektedir. Öğrenci tanılama çalışmalarına dair Alman Jena Üniversitesi’ne psikoloji (ruhiyat) ihtisası yapan Ali Haydar Bey uzun vadeli süreç gözlemine dayanan öğrenci ürün dosyası (portfolyo) üzerinden  tanılama usulünü; İsviçrede pedagoji eğitim alan İbrahim Alaeddin Bey ise Türkçe’ye Fransızcadan çevirisini yaptığı zeka testi (Alfred Bineth Testi) ile tanılama usulünü savunmaktadır.

Devamını Oku

Zeka Araştırmaları

Zeka Araştırmaları

Ali Haydar Taner, Darülfünun-1925.

Avrupa ve Amerika ruhiyatçılarının ve terbiyecilerinin ihtibari tarikde yavrularını, son rabi asr zarfında en ziyade zekanın tedkik ve tahlili meselesi işgal etmektedir. Bununla beraber alimler, zekanın umumi tarifini yapmak hususunda henüz ittifak edememişlerdir. Fakat bu tarifin henüz yapılmamış olması zeka hakkında tedkikat icrasına mani değildir. Netekim elektrik ve mıknatıs gibi tabii kuvvetlerin de henüz mahiyeti malum olmadığı halde bunların tezahürleri ve hadiseleri tedkik edilebilmektedir. Zeka sahasında ihtibari ve tecrübi tetkiklere devam edilecek olursa, bu sayede zekanın mahiyetinin daha büyük bir vuzuhla tayin edeceği ümid edilmektedir.

Devamını Oku

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Zeka ve Yetenek Tanılama Rehberi

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Zeka ve Yetenek Tanılama Rehberi 

Değerli Okuyucu;

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Zeka ve Yetenek Tanılama Rehberi adıyla yayına hazırlanan bu kitap iki ayrı çalışmanın bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. I. Çalışma (TEDKİKAT-I RUHİYE REHBERİ) Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından Darülfünun Tecrübi Ruhiyat (Uygulamalı Psikoloji) hocalarından ve geleceğin Talim Terbiye Kurulu üyesi Ali Haydar Bey’e hazırlatılarak 1924’te Maarif Vekaleti’nce ortaokul ve lise öğretmenlerinin öğrenci tanılamada kullanılmak üzere yayınlanmış bakanlığın resmi yayınıdır.

Kitaba erişim için tıklayınız…

II. Çalışma (TALEBE SİCİL DEFTERİ), yine Ali Haydar Bey tarafından hazırlanmış ve  1920 yılında Darülfünun Mektep Müzesi Müdürlüğü’nce yayınlanmıştır. Talebe Sicil Defteri, eğitim-öğretim süreçlerinde gözlemlere, somut ürün, eser, icad ve performansa dayalı olarak öğrencilerin yetenek, zeka, istidat, kabiliyet, temayül ve karakterlerine dair bulguların kaydedildiği öğrenci dosyasıdır. Dosya içeriğinde mevcut tabloların nasıl doldurulmasına gerektiğine dair Ali Haydar Bey’in açıklamaları da yer almaktadır. Çalışma 1920’de hazırlanmasına rağmen 1923 sonrasında Maarif Vekaletine bağlı tüm devlet lise ve ortaokullarında kullanılmaya devam etmiştir. Tedkikat-ı Ruhiye Rehberi; öğrencilerin yeteneklerini, zeka derecelerini, istidatlarını, kabiliyetlerini, özel yeteneklerini, yaratıcılıklarını, sanatsal eğilimlerini, ahlak ve karakterlerini tanımlamada; kuramsal ve teorik bilgiler ile birlikte tanılama uygulamalarının nasıl yapılacağına dair pratik bilgi ve yönlendirmeler içeren bir rehber kitaptır. 1924 yılından itibaren her iki belge ortaokul ve liselerde sınıf öğretmenlerince kullanılmaya başlanmıştır. Tedkikat-ı Ruhiye Rehberi’nin 1924 sonrasında herhangi bir baskısına rastlanılmamakla birlikte; Talebe Sicil Defteri, içerikte ve isimdeki bazı değişiklikler ile birlikte 90’lı yıllara kadar kullanımda kalmıştır. Ali Haydar TANER’in yayınladığı eserler arasında pek dikkat çekmeyen bu iki çalışma aslında pratikte Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokul ve liselerde en uzun ömürlü ve en yaygın kullanıma sahip çalışmalar arasında yer almaktadır.

Devamını Oku

Zeka ve Yetenek Tedkikleri

BİR ASIR ÖNCE ZEKA VE YETENEKLERİN İZİNDE

Özel eğitim, özel ve üstün yeteneklilerinin eğitimi, Türk Eğitim Tarihi, Türk Eğitim Sistemine dair yapılan çalışma ve üretilen yazınlarda Türkiye’de 1900-1950 arası dönem zeka, yetenek, kabiliyet testleri ile bunlara dair tarama ve tanılama faaliyetlerine dair yeterince değinilmediği görülmektedir. Bazı akademik çalışmalarda kronolojik sıralamada bu dönem adeta fetret devri gibi tanımlanmamış, açıklanmamış, aydınlatılmamış bir ara dönem gibi durmaktadır. Çalışmamızda bu dönemi aydınlatacak verilerin önemli ve çarpıcı detaylarından bir kısmına yer verdik. Elde edilen bulgular Türkiye’de zeka testlerinin, farklı türde yeteneklerin tanılanması için ciddi bir akademik birikim bulunduğunu, eğitim camiasının bu konularda bilinçlendirilmesi ve iyi bir uygulayıcı olarak yetiştirilmesi için eğitimler, seminerler, konferanslar düzenlendiği yurt sathında uygulayıcılar yetiştirildiği açıkça görülmektedir. Dünya genelinde alanla ilgili yapılan çalışmaların takip edildiği sahada uygulama yapacak eğitimcilerin gelişmelerden aynı anda yararlanabilmesi için dönemin önde gelen akademik personele,  entelektüel isimlere çeviri çalışmaları yaptırıldığı ve tüm üretimlerin Maarif Nezareti Cumhuriyet döneminde Maarif Vekaletince basım ve yayımının yapıldığı anlaşılmaktadır. Çalışmalara katkı sağlayanların devlet tarafından en üst düzeyde ödüllendirilmesi, eser üretimine değer verilmesi ve teşvik edilmesi, dönemin önde gelen siyasilerince araştırmacıların teşvik edilmesi ve başarılı öğrencilerin dünyanın önde gelen üniversitelerinde eğitimlerinin devlet imkanlarınca desteklenmesi; memleketin en ücra köşelerinde farklı bakanlıklarca ortak gayeler için tanılama çalışmalarının yürütülmesi ve tanılanan çocuklarının, hatta bebeklerin “taht-ı himayeye” yani koruma altına alınarak eğitimlerinin devlet tarafından sağlanması, bu şekilde eğitim desteği verilen bireylerin devlet birimlerinde istihdam edilmesi ve başbakanlık makamına kadar yükselmesi;  bu konuda bir devlet politikasının bulunduğuna ve bu politikanın hükümet değişikliklerinden hatta Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinden olumsuz anlamda etkilenmediğini; bilakis bu politikanın sahiplenilerek geliştirildiğini ortaya koymaktadır.

Devamını Oku

Türkiyenin İlk Zeka Testi – Çocuklarda Zekanın Mikyası

Türkiye’nin İlk Zeka Testi – Çocuklarda Zekanın Mikyası

İbrahim Alaeddin GÖVSA’ya saygı ve rahmetle…

“Çocuklarda Zekanın Mikyası” adlı eser Alfred Bineth ve Dr. Simon tarafından 1905 te hazırlanan zeka testi olup 1914 yılında İbrahim Alaeddin bey tarafından tercüme edilip yayınlanmış ve kısa sürede tükenip 1915 yılında ikinci baskısı yapılmıştır. 1931’de yeni harfler ile de basılmıştır. Dönemin eğitim dergilerinde özeti ve tanıtım yazılarına da yer verilmiştir.  Darülmuallimin ve Darülmuallimat’da (Erkek Öğretmen Okulu, Kız Öğretmen Okulu) bizzat İbrahim Alaeddin bey tarafından uygulama eğitimleri verilmiştir. İbrahim Alaeddin beyin zeka testleri hakkında yaptığı bu çalışmalar Maarif Vekaleti tarafından taltif edilmiştir.

Türkiye’de uygulanan, eğitimi verilen ilk zeka testi olma özelliğine sahip olan test uzun müddet okullarda uygulanmıştır.  Bu eser, zekâya, muhakemeye, belleğe, sürat-i intikale, düşüncenin gelişim derecesine ve etkinliğine, görgüye, duygulara, öğrenime, doğuştan ve sonradan kazanılan yetenek ve özelliklere göre, çocuğun “normal” olup olmadığını ve hangi noktalarda ilerleyip ilerlemediğini anlamaya yöneliktir. Bahsi geçen özellikleri yaşlara göre sınıflandırmaktadır. Testin uygulanmasına yönelik uygulayıcılara önemli tavsiyelerde bulunmaktadır. Söz konusu tavsiyelere alanda uygulama yapan zeka testi uygulayıcıları günümüzde de riayet etmektedir.

Devamını Oku

Minik Dahiler Ne ile Meşguldü?

MİNİK DAHİLER NE İLE MEŞGULDÜ

Sanatçılarımızın, ressamlarımızın, şairlerimizin pek çoğunun ilk eseri, ilk resmi, ilk şiiri hatta ilk karalama ve eskizleri sırdır. Sanatçının, üstün yeteneklinin, dehanın gelişim aşamalarını takip etmek için ne kadar kıymetli birer numunedir, ilkler…

Üstün yeteneklilerimizin geleceğe bırakmış oldukları izlerdir, eserleri. Bir eğitimci için kronolojik sırada kesintisiz bir eser tasnifi dehanın yeteneği ve eğitimi arasındaki ilişkiyi, etkiyi yakalayabilme adına ne kadar kıymetli bir veri bankasıdır.

Mimar Sinan’ın çıraklık, kalfalık, ustalık eserlerinin ötesinde ilk ördüğü duvardan çıraklık eserine kadar inşa ettiği yapıları, Mehmed Fuad Köprülü’nün karaladığı ilk makalesinden yayınlanan ilk kitabına kadar yazdıklarını, Osman Hamdi Bey’in ilk mektepte çizdiği ilk karakalem resimden “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne fırçasından akan tabloları; kısaca üstün yeteneklinin emekleme devrinin ipuçlarını derleyebilmek… Ürün (eser) odaklı değerlendirme ile dahinin gelişimini takip edebilmek günümüzde uygulanan üstün yeteneklilerin eğitim programları ile önemli  karşılaştırma, modelleme, yararlanma imkanları sağlayabilirdi. Benzer alanlarda eser veren üstün yeteneklilerin gelişimlerindeki ortak noktalar (var ise) tespit edilebilir. Elde edilebilecek bu tür tecrübi veriler kıyaslamanın ötesinde üstün yetenekli bireylerin gelişim aşama ve hızlarını tespit adına birer fırsat da olabilir.  Hatta günümüzde uygulanan birbirinden farklı tanılama testlerine nazaran daha özel daha bireysel tanılama imkanı da sağlayabilir bu tür mikyaslar.

Devamını Oku

Üstün Yeteneklilerin Eğitimi

Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Semineri
Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Semineri

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Programı tarafından düzenlenen “Enderun Mektebinden Bugüne Üstün Yeteneklilerin Eğitimi” adlı seminer 24 Aralık 2019 Salı günü tarihçi yazar Erol KÖMÜR’ün katılımı ile gerçekleştirildi.

Devamını Oku

Talebenin Sicil Defteri

Talebenin Sicil Defterinde Mevcut Olan Sualler Berveche Atidir:
1.       Şakirdin tarz ve sureti hareketi
2.       Zeka ve kabiliyet-i fikriyesi
3.       Say ve gayret derecesi (Derslerdeki muvaffakiyet derecesi)
4.       Mizac ve tabiyeti
5.       Bedii Meyelanları
6.       Temayyülat-ı Ruhiyesi
7.       Derece-i hissiyat ve kabiliyet-i tesiri
8.       İstidat ve kabiliyet-i mahsusası.
9.       Vazifesine ve intizama derece-i  irtibatı
10.   Kabiliyeti teşebbüyesi
11.   Nazar-ı dikkati celb-i ahvali
12.   Hayatta ne gibi hususlarda muvaffak olacağı
13.   Seciyesi
14.   Şefkat-i ferdiye ve içtimaiyesi
Öğrencinin Sicil Defterinde Bulunan Sorular:
 
1.       Öğrencinin tavrı ve tarzı
2.       Zekası ve fikrî yeteneği
3.       Çalışkanlığı ve gayreti –performansı J- (Derslerdeki başarı derecesi)
4.       Mizacı ve doğası
5.       Estetik-sanatsal eğilimleri
6.       Psikolojik eğilimleri
7.       Duygusal derinliği ve tesir yeteneği
8.       Özel yetenekleri ve kapasitesi
9.       Düzenli olma ve göreve bağlığı
10.   Girişimcilği
11.   Odaklanma durumu
12.   Hayatta hangi konularda başarılı olacağı
13.   Karakteri
Bireye ve topluma karşı şefkati

Bir eğitim öğretim yılını daha yarıladık, dönem sonuna yaklaşıyoruz. Karnelerimizle alıp iki haftalık tatile gireceğiz.

Öğrencilerimiz, başarmanın tadını alıp iki haftanın tadını çıkaracaklar… Öyle olmalı! Yetişkinler için bu böyle olmayabilir, onlar başarıya muhtaç! Her eğitim öğretim döneminin ve yılının sonunda nefsimle baş başa kaldığımda sorduğum eskimeyen sorumdur: “Neyi başardık?”

Bu soru aklımı başımdan alır götürür, cevabını vermek o kadar kolay değil. Bin bir türlü düşünceye dalar giderim. Daha iyisini daha güzelini nasıl yapabilir, maarifin neticesini hayra nasıl kavuştururuz? diye…

Devamını Oku